13 Ağustos 2010 Cuma

24 Temmuz 2010 Bartın'dan Bolu'ya dönüş.C.tesi 17.50

Mevsimlik aşkmış...Aşkın mevsimi mi olur be.Zorla insanın tepesinin tasını attırırlar.Yaz kış cayır cayır yakan...Haziranda ayrılıkları bağrını dağlayan...Ayrılık Haziran'ı mevsiminde taa en içine buz tutturan.Bu gün aylardan Kasım sende kaldı bir yarım dedirten ve yağan karı seyrederken yarı buz içinde,içindeki alev kor halinde hiddetlenerek devam eder yanmaya...yakmaya.O ne yaman ne zamansızdır.Bir şehirler arası yolculukta mola yerinde (siz hayatınıza mola vermek isterken oysa...) herkes yemeğe gömülmüşken (saat 17:53) kahvaltısız geçen bütün günün akşamında da istemez bir lokma hayat kırıntısı canınız.Sonra yönünüzü çevirip mezarlığa bilmediğiniz insanlara karşı başlarsınız yazmaya.Sonunu kestiremediğiniz,başıysa zaten çoktaaaaan hatrınızdan çok uzaklara varmış.Nasıl,ne ara geldim ben bu hale der gibi.
  Denizde açılmak gibidir aşk.Arkana bakmadığın sürece kıyıdan ne kadar uzaklaştığının ,ayaklarının yerden kesildiği andan itibaren yere mesafenin ne kadar arttığını bilemezsin.Ancak bir ayrılık sabahı anlarsın bunu.Mezara karşı...Gerçekten o yok kısmını kabullendikten ve onun dahi gidebileceğini anladıktan sonra.Tüm bunları kabullendikten sonra anlarsın ki hayattan çok uzak ,yerden binlerce fit yüksekte,
ve kıyıya kaç milyar yıl uzaktasındır.Allah bilir...Kimi zaman eski yaşantına dönmen,yerini yurdunu,kıyını,köyünü bulman günler ,haftalar ,aylar hatta bazen yıllarını dahi hiç acımadan alır.Ve hatta henüz ömrüm koşullarında tanık olamadığım da olsa hayatanıza dahi mal olabilir bu dönüş yolu.Ve hatta belki de kıyıyı tekrar görmeden olur gidişiniz.Yerden milyon fit uzaklıktan düşerken hayatınızın kalanına,bir boşluk hissi eşliğinde;savrulur gidersiniz yıllar yılı.En azından çabadır ,uğraşdır.Varamasanda kıyıya aşk denizinin kıyısından kaçıştır.Bir duruştur hayata karşı.Varoluşunuz olur belki.Yeniden varoluşunuz.Oysa kıyıdan kıyıdan takip edip ayaklarını soksaydın sadece suya,vücudunu esirgeyerek!Elbet üşümende incinmende hastalanıp yataklara düşmende olmazdı,açılmasan denizlere...Yüzme bilmeden atlamasan balıklama aşka,gelmezdi bunların hiçbiri aşksız başa.
  Ama söyler misiniz koca bir okyanus masmavi dururken önünüzde siz sadece paçalarınızı mı sıvayacaksınız?Üstelik hava kavurucu yalnızlık sıcağında,ve tam aşk vakti...Güneş en tepede.Aşk susamışlığınla çırılçıplak atlarsın elbet aşka.Sonra kurtulabilene AŞK olsun.Kolaysa AŞK gelsin başınıza.....

Gökten 3 elma düşsün sonra.3ünüde siz yeyin ayva tadında ama AŞK'la...


KATRE

2 yorum:

  1. Evet evet kesinlikle çok iyi bir tarif,denizde açılmak gibidir aşk.....AŞK gelsin başına dost :))

    YanıtlaSil
  2. Beddua ettin resmen farkında mısııııııın dost ? :O

    YanıtlaSil